Oran tek başına kasadaki parayı söylemez

Bir işletmenin dönen varlıkları 480.000 TL, kısa vadeli borçları 240.000 TL olsun. Cari oran 480.000 / 240.000 = 2 çıkar. Bu sonuç, kullanılan tablodaki dönen varlık toplamının kısa vadeli borç toplamının iki katı olduğunu söyler. Fakat bütün 480.000 liranın bugün kasada bulunduğunu söylemez. Toplamın içinde henüz satılmamış ürünler, tahsil edilmemiş alacaklar veya peşin ödemeler olabilir.

Bu yüzden cari oranı yalnızca iyi veya kötü etiketi üreten bir sayı gibi kullanmak yerine, toplamların içeriğini incelemek gerekir. Hesaplayıcının görevi verdiğiniz tutarlar arasındaki ilişkiyi görünür kılmaktır. Hesap, şirketin borcunu kesin ödeyeceğine karar vermez; alacakların gerçekten tahsil edilip edilmeyeceğini araştırmaz. Aynı oran, varlıkların niteliği farklı olan iki işletmede farklı bir tabloya karşılık gelebilir.

Dört giriş alanı hangi bilgiyi ister?

Dönen varlıklar alanına aynı bilanço tarihindeki ilgili toplamı yazın. Kısa vadeli yabancı kaynaklar alanına yine aynı tarihe ve aynı para birimine ait borç toplamını girin. Stoklar, ilk toplamın içinde yer alan stok tutarıdır. Stokları dönen varlıklara ikinci kez eklemeyin; burada amaç mevcut toplamın hangi bölümünü hızlı oran hesabından çıkaracağınızı belirtmektir.

Dördüncü alan, stok dışında ayrıca dışlamak istediğiniz tutarı alır. Örneğin hemen nakde çevrilemeyecek peşin ödemeler veya sizin hızlı varlık hesabına dahil etmediğiniz başka kalemler bu alanda toplanabilir. Uygulama bu sınıflandırmayı otomatik yapmaz. Sadece yazdığınız toplamı stokla birlikte çıkarır. Aynı kalemi hem stok alanında hem diğer dışlama alanında göstermek iki kez düşülmesine neden olur.

Cari oran nasıl bulunur?

İşlem dönen varlıklar / kısa vadeli borçlar biçimindedir. Sayının birimi TL değildir, çünkü TL/TL birbirini götürür. 480.000 TL'nin 240.000 TL'ye oranı 2'dir. Aynı tutarlar bin TL olarak 480 ve 240 yazılsa da oran yine 2 olur. Bununla birlikte net işletme sermayesi satırının para birimi değişeceği için forma tutarları istenen TL cinsinden girmek daha açıktır.

Oran 1 olduğunda iki toplam eşittir. 1'in altında dönen varlık toplamı borç toplamından küçüktür. 1'in üzerinde ise büyüktür. Bu üç durum matematiksel olarak kesindir. Ama birin üstündeki her değeri otomatik güvenli veya birin altındaki her değeri otomatik ödeme sorunu olarak adlandırmak, tahsil ve ödeme takvimlerini dikkate almaz. Sonuç ekranı bu nedenle kesin bir kredi veya sağlık puanı üretmez.

Asit-test hesabında neyi çıkarıyoruz?

Bu sürümde kullanılan işlem (dönen varlıklar − stoklar − diğer dışlanan tutar) / kısa vadeli borçlar şeklindedir. Burada kalan pay, sizin hızlı kullanılabilir kabul ettiğiniz varlıkların aritmetik toplamıdır. Peşin ödemeler gibi diğer kalemler sıfır girilirse araç yalnızca stok çıkarılan basitleştirilmiş duruma döner. Bu varsayımın uygunluğu kullanıcının verisine bağlıdır.

Örneğimizde stoklar 120.000 TL, ayrıca dışlanan peşin ödemeler 60.000 TL olsun. Önce 480.000 − 120.000 − 60.000 = 300.000 TL bulunur. Sonra 300.000 / 240.000 = 1,25 hesaplanır. Cari oran hâlâ 2'dir; asit-test 1,25'tir. İki sonucun farklı olması hesap hatası değil, paya dahil edilen varlıkların farklı olmasının sonucudur.

Yalnızca stok çıkarmak neden başka sonuç verir?

Aynı örnekte 60.000 TL'lik diğer tutarı yok sayarsanız, pay 360.000 TL ve oran 1,5 olur. Bu nedenle sonuç ekranında yalnız stok çıkarılsaydı hangi oranın çıkacağı ayrıca gösterilir. Aradaki 0,25 farkın kaynağı 60.000 / 240.000 işlemidir. Böylece dördüncü alanın etkisini tek bakışta kontrol edebilirsiniz.

Her işletmede diğer dışlama tutarı aynı olmak zorunda değildir. Bazı kayıtlarda bu tutar gerçekten sıfır olabilir. Sıfır yazmak, kalemlerin gözden geçirildiğini uygulamaya kanıtlamaz; yalnız aritmetik olarak başka çıkarma yapılmayacağını belirtir. Çalışmayı paylaşırken hangi kalemlerin neden dışlandığını kısa bir notla saklayın. Yalnızca sonuç oranını göndermek, farklı hazırlayanların farklı paylar kullandığını gizleyebilir.

Net işletme sermayesi oran değil, tutardır

Net işletme sermayesi, dönen varlıklar ile kısa vadeli borçların farkıdır. Örnekte 480.000 − 240.000 = 240.000 TL bulunur. Cari oran 2 iken net işletme sermayesi 240.000 TL'dir. Biri büyüklükler arasındaki kat ilişkisini, diğeri tutar farkını anlatır. İkisini aynı isimle veya aynı birimle yazmamak gerekir.

Daha küçük bir işletmede 48.000 TL dönen varlık ve 24.000 TL borç varsa cari oran yine 2'dir, fakat fark 24.000 TL'dir. Dolayısıyla oranların eşit olması işletmelerin parasal büyüklüğünün eşit olduğunu göstermez. Öte yandan büyük bir farkın görünmesi de bu farkın tamamının hazır nakit olduğu anlamına gelmez. İşletme sermayesi tanımıyla para mevcudu ayrı tutulmalıdır.

Aynı oran, farklı tahsilat takvimi

İki işletmede cari oran 1,5 olsun. Birincisinin dönen varlıkları ağırlıklı olarak kullanılabilir nakitten, ikincisininki uzun süredir tahsil edilmeyen alacaklardan oluşabilir. Matematiksel oranları aynı olsa da yarın yapılacak bir ödeme bakımından eldeki bilgiler aynı değildir. Bu araç yalnız toplam tutarları gördüğü için bu farkı kendiliğinden sınıflandıramaz.

Aynı şekilde borç toplamının hangi günlerde ödeneceği de oran formunda yoktur. Önümüzdeki hafta yoğunlaşan ödemeler ile birkaç aya yayılmış ödemeler aynı toplamı verebilir. Gerçek nakit ihtiyacını değerlendirmek için uygun tarihli tahsilat ve ödeme akışlarını ayrıca görmek gerekir. Oran, bu çalışmanın yerine değil, hangi tutarların daha yakından inceleneceğini anlamaya yardımcı bir özet olarak kullanılmalıdır.

Oranın yükselmesi her durumda aynı anlama gelmez

Cari oran pay büyüdüğünde veya payda küçüldüğünde yükselebilir. Ancak payı artıran şey daha çok nakit de olabilir, satılamayan stok birikimi de. Benzer şekilde borç azalırken varlıklar da azalabilir. Bu nedenle iki dönem arasında yalnız son oranı karşılaştırmak yerine pay ve paydayı birlikte yazmak açıklamayı güçlendirir.

Basit bir sayı örneği düşünelim. Dönen varlık 200, borç 100 iken oran 2'dir. 50 birim nakitle 50 birim kısa vadeli borç ödendiğinde yeni toplamlar 150 ve 50, yeni oran 3 olur. Oran yükselmiştir ama nakit de azalmıştır. Burada verilen örnek bir ödeme önerisi değil, aynı orandaki değişimi oluşturan bileşenlerin neden incelenmesi gerektiğinin aritmetik gösterimidir.

Dönemleri karşılaştırırken aynı kapsamı kullanın

Bir ayın stok tutarıyla başka ayın borcunu eşleştirmek anlamı zayıflatır. Tek şirketin varlığını şirket grubunun borcuyla karşılaştırmak da benzer bir kapsam sorunudur. Rapor tarihi, işletme kapsamı, para birimi ve tutarların değerleme yaklaşımı uyumlu olmalıdır. Program bu bilgilerin belgesini almadığı için yanlış eşleştirmeyi her zaman yakalayamaz.

Mevsimsel hareketi olan bir işte yıl sonundaki tek fotoğraf bütün yılı temsil etmeyebilir. Yoğun satış dönemi öncesinde stok yüksek, dönem sonunda düşük olabilir. Bu, formüle özel bir hata değil, seçilen gözlem tarihinin özelliğidir. Karşılaştırmayı açıklarken hangi dönemlerin neden seçildiğini belirtin. Geçmiş oranların aynen gelecekte de süreceği varsayımı sonuçtan kendiliğinden çıkmaz.

Sıfır ve hatalı girişler nasıl ele alınıyor?

Kısa vadeli borç sıfırsa bu tanımda bölme yapılamaz. Araç sonsuz oran veya mükemmel durum etiketi üretmek yerine uyarı verir. Dönen varlık sıfır ve borç pozitifse cari oran sıfır olabilir. Ancak stok ile diğer dışlamaların toplamı dönen varlığı aşamaz; çünkü aynı toplamın içinden daha fazla varlık çıkarılmaya çalışılmış olur.

Tutar alanları negatif değer kabul etmez. Negatif bakiye içeren özel muhasebe sınıflamalarınız varsa sayıyı zorla pozitif yapmak yerine, verinin bu basitleştirilmiş modele uyup uymadığını inceleyin. Boş alan da otomatik sıfır sayılmaz. Özellikle diğer dışlama alanında sıfır kullanılması bilinçli bir varsayım olmalıdır; kayıp veriyi sessizce gizleyen bir işlem değildir.

Çalışmayı nasıl kayıt altına almalısınız?

Hesabın yanına bilanço tarihini, kullanılan tutarların hangi rapordan alındığını ve dışlanan kalemlerin listesini not edin. Örneğimiz için kayıt, yalnızca cari oran 2 demek yerine 480.000 TL dönen varlık, 120.000 TL stok, 60.000 TL diğer dışlama ve 240.000 TL kısa vadeli borç bilgilerini de içerir. Böylece başka biri aynı hesabı tekrarlayabilir.

Oranları karşılaştırırken ham veriyi tutmak özellikle önemlidir. 1,25 ile 1,3 ekranda yakın görünebilir; fakat bir raporda peşin ödemeler çıkarılıp diğerinde çıkarılmadıysa fark işletme performansından değil yöntemden doğabilir. Hesaplayıcı örnekleri bu ayrımları öğrenmeniz için hazırlanmıştır. Vergi beyannamesi, bağımsız denetim raporu, kredi değerlendirmesi veya ödeme talimatı üretmez; işletmeye özel kararlar daha geniş bilgi gerektirir.

Bir değişikliği iki göstergeyle izleyelim

Dönen varlık 300.000 TL, stok 100.000 TL, diğer dışlama sıfır ve kısa vadeli borç 200.000 TL olsun. Cari oran 1,5, asit-test 1 olur. İşletme mevcut nakdinin 40.000 TL'siyle stok alırsa bu basit örnekte toplam dönen varlık değişmez: bir varlık türü azalırken diğeri artmıştır. Stok 140.000 TL'ye yükselir ve cari oran 1,5 kalır. Fakat asit-test 160.000 / 200.000 = 0,8'e iner. Toplamı izleyen oranla varlığın niteliğini daraltan oranın neden birlikte okunduğu burada görülebilir.

Bu örnek satın alma önerisi değildir; yalnız tutarların yer değiştirmesini gösterir. Gerçek işlemde başka maliyetler, borçlar veya değerleme farkları oluşabilir. Aracın dört girişine yansımayan bir işlem sonucun içinde yoktur. Varsayımlarınızı açık tutmadan sayıyı gerçek operasyonun tamamı gibi sunmayın.

Bir kısmı tahsil edilen alacak nasıl görünür?

Alacağın 30.000 TL'si tahsil edilip aynı tutar nakde geçerse, yalnız bu yer değiştirmeyi düşündüğümüzde toplam dönen varlık değişmez. Her ikisi de sizin hızlı varlık tanımınıza dahilse asit-test de değişmez. Buna rağmen eldeki kullanılabilir para artmış olabilir. Böylece oranların sabit kalması, işletmenin günlük ödeme düzeninde hiçbir şey değişmediği anlamına gelmez.

Tersine, bir alacağın artık tahsil edilemeyeceği düşünülerek hızlı varlık kapsamından çıkarılması asit-testi düşürebilir. Bu tutarı araçta diğer dışlama olarak göstermek sadece seçtiğiniz senaryonun aritmetiğidir. Bir alacağın muhasebede nasıl kaydedileceğine veya gider kabul edilip edilmeyeceğine karar vermez. Muhasebe işlemiyle analizdeki varsayım birbirinin yerine kullanılmamalıdır.

Yüzde ile katsayı yazımını karıştırmayın

Cari oran 1,25, dönen varlıkların kısa vadeli borcun yüzde 125'i olduğu anlamına gelir. Yüzde 1,25 anlamına gelmez. Form sonuçlarını başka tabloya aktarırken sütunun yüzde biçiminde mi normal sayı biçiminde mi olduğunu kontrol edin. Aynı 1,25 değeri yüzde biçimli bir hücrede 125% görünebilir; bu yalnız gösterim farkıdır.

Asit-testin 1,25'ten 1,50'ye çıkması katsayı olarak 0,25 artıştır. Başlangıca göre oransal artış yüzde 20'dir: 0,25 / 1,25 × 100. Bunları doğrudan aynı isimle raporlamak okuyucuyu şaşırtır. Oranın kendi düzeyini, iki oran arasındaki farkı ve farkın yüzdesini ayrı yazın. Bu açıklık özellikle birden fazla dönem sunulan tablolarda önemlidir.

Karşılaştırmayı kaydedin

Bir oranı sonraki ay yeniden hesaplayacaksanız yalnızca çıkan sayıyı saklamayın. Kullanılan bilanço tarihini, hangi stok tutarının çıkarıldığını ve diğer dışlamaların neler olduğunu da not edin. Örneğin ilk ay peşin ödemeleri dışlayıp ikinci ay dışlamazsanız asit-test oranındaki artışın bir bölümü işteki iyileşmeden değil, yöntem değişikliğinden kaynaklanabilir. Aynı tanım, aynı para birimi ve aynı kapsamla yapılan karşılaştırma çok daha anlaşılır olur.