Reel getiri, nominal getiriyi aynı dönemin fiyat değişimiyle birlikte değerlendirerek satın alma gücündeki değişimi gösterir. Hesaptaki para miktarının artması tek başına aynı oranda daha fazla mal ve hizmet alabileceğiniz anlamına gelmez. Bu araç iki oranı ayrı alır, nominal büyüme katsayısını fiyat düzeyi katsayısına böler ve aradaki farkı yüzde olarak verir. Kullanılan oranların tamamı sizin girdinizdir; form güncel piyasa getirisi veya enflasyon oranı getirmez.
Başlangıç örneğinde nominal getiri %40, enflasyon %30’dur. Para miktarının katsayısı 1,40, fiyat düzeyinin katsayısı 1,30 olur. 1,40/1,30−1 işlemi yaklaşık %7,69230769231 reel getiri verir. 40−30 hesabındaki 10 ise bu örneğin tam reel getirisi değildir. Sonuç bölümünde çıkarma yaklaşımı ayrıca gösterildiği için iki sayının hangi soruya cevap verdiğini karşılaştırabilirsiniz.
Önce dönemi eşleştirin
İki oranın başlangıcı ve bitişi aynı olmalıdır. Bir aylık nominal getiriyi bir yıllık enflasyonla birlikte kullanmak, aynı zaman aralığındaki satın alma gücü değişimini ölçmez. Benzer şekilde yıl başından bugüne getiriyle son on iki aylık fiyat değişimini eşleştirmek, tarihleri farklı iki karşılaştırmayı karıştırabilir. Hesaba başlamadan önce her iki verinin hangi günlerden veya hangi aylardan oluştuğunu bir not olarak saklayın.
Oranların ikisinin de yıllık olması yeterli olmayabilir. Biri gerçekleşmiş takvim yılına, diğeri gelecek on iki ay için beklenen döneme aitse yorum değişir. Gerçekleşmiş fiyat değişimiyle yapılan hesap geçmiş dönemin koşullu sonucunu gösterir. Beklenen enflasyonla yapılan hesap ise bir senaryodur; gerçekleşmiş kazanç diye sunulmaz. Araç tarih alanı sormadığı için bu eşleşmeyi iki sayıya bakarak kendiliğinden doğrulayamaz.
Yüzdeyi katsayıya dönüştürün
Nominal getiri alanına %40 için 40 yazın. Form bu sayıyı oran olarak 0,40’a, başlangıç değerini içeren katsayı olarak 1,40’a dönüştürür. Enflasyon %30 ise fiyat katsayısı 1,30’dur. Buradaki 1, başlangıç değerinin tamamını temsil eder. Yalnız 40/30 bölümü yapmak veya 0,40/0,30 sonucuna reel getiri demek başlangıç değerini hesap dışında bırakır.
Reel getiri formülü yüzde girdileriyle 100×[(1+nominal/100)/(1+enflasyon/100)−1] biçimindedir. Aynı ifade 100×(nominal−enflasyon)/(100+enflasyon) olarak da yazılabilir. İkinci yazım ayrı bir ekonomik varsayım getirmez; ilk ifadenin cebirsel düzenlenmesidir. Bu araç küçük oran farklarını hesaplarken bu düzenlemeden yararlanır. Sonuç yüzde olarak sunulur; 7,6923 yazımı yaklaşık yüzde 7,6923 anlamındadır, 7,6923 kat anlamına gelmez.
Başlangıç 100 birim üzerinden okuyun
Kendi paranızı yazmadan hesabı anlamak için başlangıç satın alma gücünü 100 birim kabul edebilirsiniz. %40 nominal getiriyle parasal değer 140 olur. Aynı dönemde başlangıçta 100’e alınan karşılaştırma sepeti 130’a çıkmışsa 140’ın başlangıç fiyatlarıyla karşılığı 140/1,30, yani yaklaşık 107,6923 birimdir. Başlangıç 100’e göre artış yaklaşık 7,6923 birim, reel getiri yaklaşık %7,6923 olur.
Sonuçtaki 100 birim satırı örnek bir ölçektir; banka bakiyesi, lira tutarı veya otomatik portföy hesabı değildir. Başlangıç değeriniz 50.000 TL ise aynı oran altında satın alma gücü oranı yine aynıdır. Ancak dönem içinde ek para yatırmanız veya çekmeniz, yalnız ilk ve son bakiyeyi birbirine bölerek doğru getiri oranı bulabileceğiniz anlamına gelmez. Önce nakit hareketlerine uygun nominal getiri ölçüsünü belirleyin.
Çıkarma yaklaşımını ayrı değerlendirin
Nominal getiri eksi enflasyon hesabı sık kullanılan bir yaklaşımdır. Tam hesapta aynı fark ayrıca 1+enflasyon/100 katsayısına bölünür. Bu nedenle farkın kendisini reel getiri diye yazmak her oranda aynı sonucu vermez. Başlangıç örneğinde 10/1,30 yaklaşık 7,6923’tür. Çıkarma yaklaşımı ile tam sonuç arasındaki fark yaklaşık 2,3077 yüzde puandır; bu farkı yüzde 2,3077 ek getiri gibi yorumlamayın.
Enflasyon sıfırsa payda katsayısı 1 olur ve çıkarma yaklaşımı tam sonuçla eşleşir. Nominal getiri enflasyona eşitse iki yöntem de sıfır verir. Diğer durumlarda yaklaşımın yeterince yakın olup olmadığı kullanım amacına ve oranların büyüklüğüne bağlıdır. Araç sizin adınıza bir hata toleransı seçmez. Ana sonuçta her zaman tam oran formülü, karşılaştırma satırında ise çıkarma yaklaşımı kullanılır.
Pozitif nominal getiri, negatif reel sonuç
Nominal getiri %20 ve enflasyon %25 olsun. Başlangıç 100 parasal birim 120’ye çıkar; aynı karşılaştırma sepeti 125 olur. Satın alma gücü 120/1,25=96 birime iner. Para miktarı %20 artmış olsa da satın alma gücü %4 azalmıştır. Bu örnekte ana sonuç −%4’tür; 20−25 işlemiyle bulunan −5 yüzde puan, tam reel değişim değildir.
Negatif reel getiri, her durumda hesap bakiyesinin azaldığını söylemez. Fiyatlar bakiyeden daha hızlı artmış olabilir. Sonucu açıklarken “para kaybettim” yerine hangi ölçüde değişim olduğunu belirtmek daha açıktır: nominal değer artmış, seçilen fiyat göstergesine göre satın alma gücü azalmış olabilir. Bu form söz konusu farkı ölçer; yatırımın riski, likiditesi veya başka seçeneklere göre uygunluğu hakkında karar üretmez.
Negatif nominal getiriyi de aynı formülle hesaplayın
Nominal getiri −%10 ve enflasyon %20 olduğunda nominal katsayı 0,90, fiyat katsayısı 1,20 olur. Reel katsayı 0,75 ve reel getiri −%25’tir. Başlangıçta 100 birim satın alma gücünün dönem sonundaki karşılığı 75 birimdir. Nominal değer kaybı ile fiyat artışı aynı anda etkili olduğu için yalnız 10 ile 20’yi toplayarak kayıp oranını bulmak doğru değildir.
Bu araç nominal getiriyi −%100 ile %10.000 arasında kabul eder. −%100, bu basit başlangıç değeri modelinde nominal değerin tamamının kaybolduğu sınırdır. Daha düşük oranlar borç, kaldıraç veya ek yükümlülük gibi bu iki alanın anlatmadığı durumlar gerektirebilir. Form böyle bir zarar modelini çözmez. Kullanılan üst sınır da beklenen veya makul piyasa getirisi iddiası değildir; yalnız aracın açık hesap aralığıdır.
Deflasyonda negatif işaretin anlamı
Enflasyon alanına negatif bir değer yazmak, seçtiğiniz dönemde ve fiyat göstergesinde fiyatların düştüğünü varsayar. Örneğin nominal getiri −%5 ve fiyat değişimi −%10 ise 0,95/0,90−1 yaklaşık %5,5556’dır. Nominal değer düşmesine rağmen karşılaştırma sepeti daha hızlı ucuzladığı için modelde satın alma gücü artar. Bu örnek gerçek bir dönem verisi veya geleceğe yönelik tahmin değildir.
Deflasyonla yapılan karşılaştırmada da aynı para birimini ve aynı dönemi koruyun. Yabancı para cinsindeki getiriyi yerel para fiyat endeksiyle doğrudan kullanmak kur dönüşümünü dışarıda bırakabilir. Bir döviz yatırımını yerel satın alma gücüyle değerlendirmek istiyorsanız nominal getirinin hangi para biriminde ölçüldüğünü önce belirleyin. Araç döviz kuru alanı içermez ve iki oran arasındaki para birimi uyumsuzluğunu kendiliğinden gidermez.
Enflasyon neden −%100 olamaz?
Başlangıçta pozitif bir fiyat düzeyi alındığında −%100 fiyat değişimi, dönem sonu fiyat düzeyini sıfır yapar. Tam formülde payda 1−1=0 olur; bölme tanımlı değildir. Bu nedenle enflasyon kesin olarak −%100’den büyük olmalıdır. Daha düşük bir enflasyon girmek de bu fiyat düzeyi modeline uymaz. Form hata verdiğinde −100 yerine gelişigüzel başka sayı yazmak yerine kaynak verinin anlamını kontrol edin.
−%100’e çok yaklaşan fakat daha büyük bir fiyat değişimi, çok küçük pozitif bir fiyat katsayısı oluşturur. Nominal değer tamamen kaybolmamışsa bu küçük paydaya bölmek çok büyük reel sonuç üretebilir. Büyük sayının görünmesi ekonomik olarak beklenen bir sonuç olduğu anlamına gelmez; girilen uç senaryonun matematiksel karşılığıdır. Özellikle böyle girdilerde eksi işaretini, ondalık basamakları ve yüzde ile katsayı ayrımını yeniden inceleyin.
Vergi ve gider kapsamını siz belirleyin
Form vergi, stopaj, komisyon veya yönetim gideri alanları içermez. Brüt nominal getiri girerseniz enflasyon düzeltmesi bu brüt oran üzerinden yapılır. Giderlerden sonraki satın alma gücünü incelemek istiyorsanız önce ilgili vergi ve giderlerin doğru uygulandığı net nominal dönem getirisini bulun. Her giderin doğrudan yüzde puan olarak çıkarılabileceğini varsaymayın; tutarı, matrahı, zamanı ve uygulama biçimi değişebilir.
İki sonucu karşılaştırırken birinin brüt, diğerinin net olması farkı yanlış açıklayabilir. Raporunuzda nominal oranın neyi içerdiğini açıkça yazın. Bu araç vergi yükümlülüğünüzü belirlemez veya girdiğiniz net oranı denetlemez. Investor.gov tanımı vergi ve enflasyon etkilerini birlikte vurguladığı için burada vergi kapsamı özellikle görünür tutulur: iki alanlı hesap enflasyonu düzeltir, vergiyi kendiliğinden uygulamaz.
Fiyat göstergesi kişisel sepetinizle aynı olmayabilir
Hesap, girdiğiniz fiyat değişiminin temsil ettiği sepet veya göstergeye göre sonuç verir. Genel tüketici fiyat göstergesi ile kendi harcamalarınızın dağılımı aynı olmayabilir. Bir kişinin kira, ulaşım veya eğitim ağırlığı diğerinden farklıdır. Bu nedenle aynı nominal getiriyi farklı ve açıkça tanımlanmış fiyat göstergeleriyle karşılaştırmak farklı reel sonuçlar verebilir. Sonucun yanında kullandığınız göstergeyi ve dönemi saklayın.
Belirli bir ürünün fiyat artışını girdiğinizde sonuç o ürün karşısındaki satın alma gücü değişimi olarak okunmalıdır. Tek ürünün değişimini bütün yaşam maliyetinin değişimi diye adlandırmayın. BLS’nin gelir ve fiyat endeksi açıklaması, parasal tutarla satın alma gücünü ayırmanın önemini destekler. Buradaki örneklerde kullanılan 100 birimlik sepet ise formülün okunmasını kolaylaştıran varsayımsal bir ölçektir; yayımlanmış resmi endeks değildir.
Getirisiz paranın satın alma gücünü inceleyin
Nominal getiri alanına 0 yazmak, karşılaştırılan paranın dönem boyunca nominal olarak değişmediği varsayımıdır. Fiyat artışı %40 ise reel katsayı 1/1,40 olur; reel getiri yaklaşık −%28,5714’tür. Fiyatın yüzde 40 artmasıyla paranın satın alma gücünün yüzde 40 düşmesi aynı ifade değildir. Başlangıçtaki bir sepet yerine yaklaşık 0,7143 sepet alınabilir; eksilen pay başlangıç satın alma gücünün yaklaşık yüzde 28,5714’üdür.
Bu hesap, elinizdeki bütün paranın gerçekten aynı koşulda kaldığını doğrulamaz. Dönem içinde faiz, nakit hareketi veya gider olduysa nominal oranı 0 kabul etmek bunları dışarıda bırakır. Karşılaştırmayı yazarken “nominal değer sabit” koşulunu ve kullanılan fiyat göstergesini açıkça belirtin. Böylece enflasyon yüzdesiyle satın alma gücü kaybının neden aynı olmadığını sayılarla izleyebilirsiniz.
Birden fazla dönemi doğrudan toplamayın
Bu form tek bir karşılaştırma dönemi alır. Birkaç yılın toplam nominal getirisi ve aynı birkaç yılın birikimli fiyat değişimi varsa bunları iki alana birlikte yazabilirsiniz. Ancak yıllık yüzdeleri doğrudan toplamak genellikle birikimli oranı vermez. Örneğin art arda %10 ve %10 büyüme katsayısı 1,10×1,10=1,21’dir; toplam büyüme %21 olur. Aynı ilke fiyat değişimlerinin birleştirilmesinde de geçerlidir.
Birden fazla dönemden elde edilen reel sonucu yıllık sonuç diye sunmayın. Toplam dönem ile yıllık eşdeğer oran ayrı büyüklüklerdir. Bu araç süre sormadığı için yıllıklandırma yapmaz. Dönem içinde yatırımın bileşikleşmesi, ek katkılar veya değişen fiyatlar için önce uygun toplam oranları hazırlayın. Sonucu kaydederken yalnız yüzdesini değil, kapsadığı süreyi ve oranların hesaplanma yöntemini de belirtin.
Küçük farkları ve yuvarlamayı doğru okuyun
İki oran birbirine çok yakınsa reel sonuç çok küçük olabilir. Ana gösterim on iki anlamlı basamağa yuvarlanır ve gerektiğinde bilimsel yazım kullanır. Yaklaşık işareti ekrandaki kısa yazımı anlatır; ekonomik verinin aynı doğrulukla bilindiğini söylemez. Uzun ondalık girdiler tarayıcının sayısal hassasiyeti içinde değerlendirilir. Form girdiyi önce sonlu bir sayısal değere dönüştürür; oran hesabı bu değerin ondalık karşılığıyla yapılır. Yazdığınız sınırsız ondalık basamağın aynen saklandığı varsayılmamalıdır. Kaynak oran yuvarlanmışsa sonuçtaki ek basamaklar kaybolmuş kaynak bilgisini geri getirmez.
Nominal −%100 sınırına çok yakın bir girdide kısa reel sonuç −100’e yuvarlanabilir; kalan satın alma gücü pozitifse ana gösterimde bu pozitif pay ayrıca korunur. Benzer şekilde 100 birimlik özet satırı 100 görünüp çok küçük bir reel değişimi gizleyebilir. Gerçek sıfır sonucu ile kısa gösterimin sınırını ayırın. Paylaşırken oranları, dönemi, fiyat göstergesini ve vergi kapsamını birlikte kaydetmeniz sonucun daha sonra doğru okunmasını sağlar.